“İnsan der: ‘Çürümüş kemikleri kim diriltecek?’ De ki: ‘Onları ilk defa yaratan diriltecek.’”Yâsin, 78–79
Kur’an, âhiretteki hârika fiilleri kalbe kabul ettirmek için, dünyadaki acaib fiilleri nazara verir. Gelecekte olacak büyük hâdiseleri, bugün gördüğümüz misallerle ispat eder.
“Ey haşri inkâr eden! Baharda hadsiz ağaçları dirilten, yeşillendiren bir kudrete karşı inkâr ile meydan okunmaz.”
Kışta ölü gibi duran ağaçlar baharda diriliyor, her ağaçta üç haşrin numunesi gösteriliyor.
“Ağaç gibi kesif bir maddeden, ateş gibi latif bir maddeyi çıkaran bir kudret, kemiklere hayat vermeyi nasıl zor görür?”Yâsin, 80
Rutubet ile harareti cem eden, zıtları bir araya getiren bir kudret, insanı topraktan yeniden çıkaramaz mı?
“Sizi nutfeden yaratan, sizi tekrar yaratmaya daha ehvendir.”Rûm, 27
İnsan, kendi ilk yaratılışını görürken, ikinci yaratılışı nasıl inkâr eder?
“Haşir, bir tek sayha ile, göz açıp kapamak gibi olur.”
Baharda birkaç günde, milyarlarca yaprak ve çiçeğin yaratılması, bu hakikatin dünyevî bir misalidir.
İnsan her gece bir nevi ölür, her sabah bir nevi dirilir. Hücreleri defalarca yenilenir.
“Madem böyle küçük haşirler görülüyor, büyük haşir inkâr edilmez.”Sözler (s. 425)
Dünyada zalimlerin rahat, mazlumların zahmet içinde yaşadığı çok görülür. Ölüm bunları eşitler.
Eğer başka bir âlem olmazsa, bu eşitlik zulüm olur. Halbuki İlâhî adalet zulmü kabul etmez.
“Elbette bir mahkeme-i kübra olacak; zalim cezasını, mazlum mükâfatını görecektir.”
Fıtratta israf ve abesiyet yoktur. İnsandaki hadsiz istidatlar, ebedî bir saadet için verilmiştir.
“İnsandaki tekemmül meyli, saadet-i ebediyeye namzet olduğunu kat’î olarak ilân eder.”Sözler (s. 520)
Tam hizmet mimarlık ve iç tasarım firması olan Archipix'e hoş geldiniz. Benzersiz tarzınızı yansıtan güzel, işlevsel alanlar yaratma konusunda uzmanız.