Drag
Hastalık ve Musibetlerin Hikmeti

Hastalık ve Musibetlerin Hikmeti

Kâinatta hiçbir şey gayesiz ve hikmetsiz olmadığına göre, insanın başına gelen hastalık ve musibetler de hikmetsiz olamaz.

Ey şekvacı hasta! Senin hakkın şekvâ değil, şükür ve sabırdır. Çünkü senin vücudun ve âzâ ve cihazatın senin mülkün değildir. Sen onları yapmadın, satın almadın. Demek başkasının mülküdür ve mâliki mülkünde istediği gibi tasarruf eder.

Meselâ gayet zengin ve mahir bir san’atkâr, san’atını göstermek için bir fakiri modellik vazifesinde kullanır; murassa’ ve sanatlı bir elbiseyi ona giydirir, keser, değiştirir, uzatır, kısaltır. Acaba o fakir, “Beni zahmete soktun” demeye hak kazanabilir mi?

İşte aynen bu misal gibi, Sâni’-i Zülcelâl, sana göz, kulak, akıl ve kalb gibi nuranî cihazlarla giydirdiği vücut elbisesinde, esma-i hüsnâsının nakışlarını göstermek için seni hâlden hâle çevirir.

Sen açlıkla Rezzâk ismini tanıdığın gibi, hastalıkla da Şâfî ismini tanırsın.

Elemler ve musibetler, bazı esmanın ahkâmını gösterdikleri için onların içinde rahmetten şualar ve hikmetten lem’alar vardır. Eğer perde açılsa, sevimli manaları görürdün.
Lem’alar (s. 207)

@ Eğer Hastalık Güzel Bir Mana Taşımasaydı

Eğer hastalığın manası güzel olmasaydı, Hâlık-ı Rahîm en sevdiği kullarına hastalık vermezdi. Halbuki hadîs-i sahihte buyrulmuştur:

“En şiddetli musibetlere enbiya, sonra evliya, sonra derecelerine göre salihler uğrar.”

Hazret-i Eyyub (A.S.) başta olmak üzere, büyük zatlar hastalığı bir ibadet ve Rahmanî bir hediye olarak görmüşlerdir. Sabır içinde şükretmişlerdir.

@ Ey Tahammülsüz Hasta

İnsan bu dünyaya keyif sürmek için gelmemiştir. Elindeki sermaye ömürdür. Hastalık olmazsa, sıhhat gaflet verir; âhiret unutulur.

Hastalık bir nâsih, bir ikazcıdır. Aldatmaz, uyandırır.

@ Ey Âhiretini Düşünen Hasta

Hastalık, sabun gibi günahların kirini temizler. Hadîs-i sahih ile sabittir ki, hastalıklar günahlara kefarettir.

“Mü’minin titremesi, ağacın silkelenmesi gibi günahları döker.”
Lem’alar (s. 209)

Eğer sabredip şükredersen, geçici bir hastalıkla daimî hastalıklardan kurtulursun.

Yok eğer âhireti bilmiyor ve Allah’ı tanımıyorsan, sende milyon defa daha büyük bir hastalık vardır.

İman İlacı

Hakikî şifa imandadır. Tövbe, istiğfar, namaz ve ubudiyetle iman inkişaf eder.

Hastalık gafleti kırdığı için bu ilacın tesirine vesile olur. Ondan istifade ediniz.

Cenab-ı Hak sizlere şifa versin, hastalıklarınızı keffaret-üz zünub yapsın. Âmîn, âmîn, âmîn…
Bu ders, Diyanet Yayınlarının Risale-i Nur Külliyatından hazırlanmıştır.

Tam hizmet mimarlık ve iç tasarım firması olan Archipix'e hoş geldiniz. Benzersiz tarzınızı yansıtan güzel, işlevsel alanlar yaratma konusunda uzmanız.