İnsan fıtraten gayet zaîftir. Halbuki her şey ona ilişir, onu müteessir ve müteellim eder. Hem gayet âcizdir. Halbuki belaları ve düşmanları pek çoktur. Hem gayet fakirdir. Halbuki ihtiyacatı pek ziyadedir. Hem tenbel ve iktidarsızdır. Halbuki hayatın tekâlifi gayet ağırdır.
Hem insaniyet onu kâinatla alâkadar etmiştir. Halbuki sevdiği, ünsiyet ettiği şeylerin zeval ve firakı, mütemadiyen onu incitiyor. Hem akıl ona yüksek maksadlar ve bâki meyveler gösteriyor. Halbuki eli kısa, ömrü kısa, iktidarı kısa, sabrı kısadır.
İşte bu vaziyette bir ruh, bir Kadîr-i Zülcelal’in, bir Rahîm-i Zülcemal’in dergâhına niyaz ile namaz ile müracaat edip arzuhal etmek, tevfik ve meded istemek ne kadar elzemdir. Sözler (43)
İnsan, bütün hayvanlardan mümtaz ve müstesna olarak, acib ve latif bir mizac ile yaratılmıştır. O mizac yüzünden insanda çeşit çeşit meyiller ve arzular meydana gelmiştir.
Bu meyillerin iktizası üzerine insan, yiyecek ve giyecek gibi ihtiyaçlarını güzel bir şekilde tedarik etmek için san’atlara muhtaç olur ve bu da teşrik-i mesaîyi zarurî kılar.
Kuvve-i şeheviye, gazabiye ve akliye tahdid edilmediğinden, muamelâtta zulüm ve tecavüzler vukua gelir. Bu ise adalet kanunu ile önlenir. İşârâtü’l-İ’caz (84)
O küllî akıl ancak şeriattır. İlâhî emirlerdir. Emir ve nehiylere itaati temin eden ise imandır. İman ise ibadetle kuvvetlenir.
İbadetin manasında öyle bir rahatlık ve hafiflik var ki tarif edilmez. Çünkü âbid namazında der ki:
Yani: “Hâlık ve Rezzak ondan başka yoktur. Zarar ve menfaat onun elindedir. O Hakîm’dir, abes iş yapmaz. O Rahîm’dir; ihsanı ve merhameti çoktur.”
Evet her hakikî hasenat gibi cesaretin dahi menbaı imandır, ubudiyettir. Her seyyiat gibi cebanetin menbaı dalâlettir. Sözler (19)
İşte bak, namazı terk eden ne kadar büyük bir hasaret eder, ne kadar ehemmiyetli bir serveti kaybeder.
Bir dirhem hazır lezzeti, ileride bir batman lezzete tercih etmek ne kadar divanece ise, namazı terk etmek de öyledir.
Namaz; hem dünyevî nafakaya bereket verir, hem de uhrevî azık için iki büyük manevî maden kazandırır.
Birinci kelime: “Ben tok olayım, başkası açlıktan ölse bana ne.”
İkinci kelime: “Sen çalış, ben yiyeyim.”
Kur’an, birinci kelimeyi zekât ile, ikinci kelimeyi riba yasağı ile kökünden keser. Sözler (409)
Oruç; zenginlere fakirlerin halini hissettirir, şefkati ve yardımlaşmayı temin eder. Mektubat (403)
Açlık, sabır ve tahammül için bir idmandır. Ramazan orucu, insanı riyazete ve nefis terbiyesine alıştırır.
Tam hizmet mimarlık ve iç tasarım firması olan Archipix'e hoş geldiniz. Benzersiz tarzınızı yansıtan güzel, işlevsel alanlar yaratma konusunda uzmanız.